30 Mayıs 2008 Cuma
Trabzonspor'un Dönüşü
Beşiktaş'ın çöküş yaşadığı 2003 sezonun ardından yakalan lig ikinciliği ve Avni Akerde G.Saray kaybedilen maç ile kaybedilen olası bir şampiyonluk ile iki sezonluk zirve sonrası Lee Young, Symkowiak,Fatih,Gökdeniz,Yattara,Hüseyin,Tolga gibi oyuncular ile şıçrama yapmasını beklerken yaşanan D.Kiev ve Anorthosis kabusları sonrası yitip giden umutlar bu sezonki Ersun Yanal ile devam tercihi ardından yapılan transfer tercihleri ile tekrar yeşerecek gibi. Germinal Baa'dan alınan Arjantinli Gustavo Colman ve Bursaspor'dan Egemen transferi sonrası transfer haberleri arasında geçen Vestel Manisaspor'dan Burak Yılmaz ve Selçuk İnan'ın transferi için klüpleri ile mutabakat sağlandğı ve imzaların Cuma günü atılacağı yönündeki gelişmeler sevindirici.Egemen,Burak,Selçuk şuanda iç piyasadan alınabilecek en kaliteli 6-7 oyuncu arasında yerlamakta üstüne birde Ersun Hoca faktörü eklendiğinde umutlanmamak elde değil. Umarım umutlarımız boşa çıkmaz bu sezon Trabzonspor'u tekrar ait olduğu yerlerde keyifle izleriz.
Yazan:Yamaner bütün yazılarım için http://tukresoccer.blogspot.com/
29 Mayıs 2008 Perşembe
Euro 2008 ve Milli Takım
Tamamen bazı isimlerin daha eşit olduğu yanlış kere yanlış tercihlere rağmen turnuvada başarılı olması için tüm yüreğimizle destekleyeceğimiz milli takımımızda İspanya,İtalya,Hollanda,İngiltere,İran gibi milli takım taraftarlığının oturmayışının ana sebebide bu tarz toplumun kafasında soru işaretleri oluşturan kadro tercihleri olduğunu tahmin ediyorum.
İşte Kadromuz
Fenerbahçe: Volkan Demirel, Uğur Boral, Mehmet Aurelio, Kazım Kazım, Semih Şentürk Beşiktaş: Rüştü Reçber, Gökhan Zan
Galatasaray: Sabri Sarıoğlu, Servet Çetin, Hakan Balta, Mehmet Topal, Ayhan Akman, Arda Turan, Emre Güngör, Emre Aşık
Trabzonspor: Tolga Zengin
Newcastle United: Emre Belözoğlu
Larissa: Tümer Metin
Bayern Münih: Hamit Altıntop
Middlesbrough: Tuncay Şanlı
Rubin Kazan: Gökdeniz Karadeniz
Villarreal: Nihat Kahveci
Sochaux: Mevlüt Erdinç
Paul Gascoigne
24 Mayıs 2008 Cumartesi
Röportaj: o_city
Evet arkadaşlar.Röportajları yayınlamamızda biraz aksaklıklar oldu.Taner'in sınavları ve benim yoğun iş,okul tempoma bir de mezuniyet telaşlarının eklenmesi,bunların yanında kullanıcılarında iş ve ya okul hayatlarının olmasını düşünürsek ayırdığımız boş vakitler kullanıcılarla pek kesişmedi.Her şey için üzgün olduğumuzu belirterek bu güzel organizasyonun elden geldiğince devam etmesi için çabalayacağız.Bu hafta röportajımızı sevgili üyemiz o_city ile yaptık. İzmit buluşmasında görüntülenmiş bir kaç fotoğrafımız var. Kocaeli konferansındaki aktif kullanıcıların simalarını da görebileceksiniz.
o_city 30 yaşında ismi Ömer Ay olan kullanıcıdır. Evli 2 çocuk babasıyım. 3 yaşında oğlum (Emir Efe) ve 9 aylık kızım (Ebru Naz) var. 7 senelik güzel süren ve inşallah o şekilde devam edecek bir evliliğim var.
Gerçek hayatta ne iş ile uğraşırsınız Ömer Bey?
Kadırga Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi Torna Tesviye Bölümü mezunuyum. Okuduğum bölümden de anlaşılacağı üzere torna işiyle meşgulüm. Bayrampaşa’da plastik kalıp atölyem var. Yani kendi işimle uğraşıyorum. CNC tezgaha bilgisayar programıyla Cad-Cam yapıyorum.
Nerede oturuyorsunuz? Nerelisiniz?
Doğma büyüme aynı yerde oturuyorum. İstanbul-Bağcılar’da. Memleketim Kastamonu'nun şirin beldesi Cide… Deniz ve ormanın mükemmel ahengi vardır orada. Yazları giderim.
Ömer ay nasıl biridir ? Bize kendinizi anlatır mısınız?
1.78 boyunda, 87 kilo. Kumral , ela gözlü 30 yaşında bir adamım işte. :=) Neşeli ve espriliyimdir. Her kötü olaydan bile mutlaka bir espri çıkarır dostlarımı güldürürüm. Bana bir zamanlar djlik teklifi bile gelmişti bir güldürü programı yapmam için. :=) Ama kısmet olmadı.
Bize ailenizden bahseder misiniz?
Eşim benden 3 yaş küçük. Ev hanımı. 3 yaşındaki oğlumun lakabı cıva. Bir saniye yerinde duramadığı için bu lakabı taktım. Kızım şu anda yanımda ve kucağıma almam için ağlıyor. Bu iki pıncır benim her şeyim. İşten geldiğimdeki yorgunluğum bunları görünce bitiyor. Yerlerde yuvarlanarak oynuyoruz. Evli olmayanlar ya da şu anda çocuğu olmayanlar bu söylediklerimi anlamayabilir. Ama inanın bu duyguyu yaşadığınızda anlayacaksınız. 3 yaşında oğlumun en büyük isteği sürpriz yumurta ve jelibon oluyor. 9 aylık kızımın tek isteği kucak oluyor. Eşimle birlikte çocuklarımızın bakımı konusunda işbirliği yapıyoruz. Genelde ben oğlumuzla, eşim de kızımızla ilgileniyor.
Eşinizle nasıl tanıştınız? Anlatır mısınız?
Eşim benim komşumdu. Yani komşu kızı. Askerden geldikten sonra kendime gelmek için avare avare tatil yapıyordum. Ben eşimin telefona mesaj attım. Cevap geldi. İşte ondan sonra buluşmalar başladı. Bu noktaya geldik.
Türkiye'nin nerelerini gezdiniz? Sizi etkileyen yerler nereleridir?
Askerlik dolayısıyla Manisa ve İzmir’de bulundum. Ayıptır söylemesi askerliğimi komando olarak yaptım. Eşimle balayına Antalya-Lara’ya gittik. Evliliğimizin 3. yılında Antalya-Side’de bir tatil daha yaptık. Memleketim Kastamonu ve annemin memleketi Sinop'a çok sayıda yazlık gezilerimiz oldu. Aslında fazla dolaşmadım,dolaşamadım. İşim dolayısıyla fazla bırakıp gezemedim. Bir de İzmit buluşmaları için bir kaç sefer İzmit'e gittim:=)
Bu iller arasından en çok hangisini beğendiniz?
Şu nedenden dolayı şurada yaşamak isterim diyebileceğiniz il hangisi?Beğendiğim yerler Karadeniz sahilleri ve dağlarının güzel buluşması olan yerlerdir. Fakat yaşamak istediğim yer yurt dışı. Belçika, Hollanda ve ya Lüksembourg’da yaşamayı isterim. Mesleğime uygun bu ülkelerde iş bulabilirsem gitmeyi düşünüyorum.
İş ve hattricke bağlanmak harici neler yaparsınız? Nelerle uğraşırsınız?
Aslında işlerimden fazla boş vaktim kalmıyor. Hafta sonu bile yoğun olduğumuz zamanlar var. İşyerine mutlaka gitmem gerekiyor. İşyerinde 1 saatlik işim olsa bile gidip gelmem günümün yarısını alıp götürüyor. Akşamları genelde evde bulunuyorum. Mâlum 2 küçük çocukla fazla dolaşamıyoruz. Evliliğimizin ilk 4 senesi çocuk sesi olmadan eşimle akşamları sahil çay bahçelerini arşınlarken, şimdi evdeyiz. :=) Akşamları genelde bilgisayar başında, televizyon başında ve ya misafirlerle oturuyoruz. Bazen biz arkadaşlarımıza misafirliğe gidiyoruz. Hafta sonları müsait olursam halı saha maçları yaparım. Ya da dün olduğu gibi hattrick buluşmaları vs. gibi etkinliklerde olurum. (Bu yaza çok büyük bir hattrick buluşması olacak haberiniz olsun.) :=) Sinema'ya giderim. Fakat şu ana kadar çok istememe rağmen tiyatroya gitmek nasip olmadı. İnşallah en kısa zamanda ''Komedi Dükkanı'' adlı doğaçlama tiyatro oyununa gideceğiz.
SOL TARAF: Soldan Sağa: o_city(Ömer abi), kunduraci (658664), ZorSoft SK (1079154), En Sondaki Tatminkar (1083654).
isimler: Ömer abi, Arkasındaki Ferhat, Onun Arkasındaki İsa, Sondaki Mahir..
SAĞ TARAF: Sağdan En Öndeki goyathlays (652369),Onun Arkasındaki pusluvadi (656251), Onunda Arkasındaki Forever06 (653876), En Sondaki serserispor (652712).
isimler: Sağ Baştaki Emre, Arkasındaki Gökhan, Onun Arkasında Sezgin, Sondakide Kazım.
Hobileriniz nelerdir?
İlk sıradaki hobim bilgisayar başına geçmektir. Sinemaya gitmeye, kitap okumaya, kumpir ve dondurma yemeye bayılırım. Arkadaşlarla birlikte Ali Sami Yen Stadı’nda maç izlemenin zevkini tartışmıyorum bile. :=)
Fobileriniz nelerdir?
En büyük fobim uykusuzluk. :=) Aç kalabilirim, susuz kalabilirim ama uykusuz asla. Çocuklarım yüzünden bu fobim daha da büyüdü. İkinci büyük fobim gelin arabası şoförü olmak. :=) Bu işi 5-6 sefer yaptım. Anamdan emdiğim süt burnumdan geldi. Herkesle uğraşıyorum. Yetmiyormuş gibi gelin ve damat ile ayrı ayrı uğraşıyorum. Şu saatte onu al,bunu bırak. Bir pazar günüm varken o da bu şekilde geçmesin derim. :=) İşin tuhaf tarafı kendi düğünümde şoförlüğü de ben yaptım. Zaten bundan sonra gerisi geldi. Evlenecek kişi ilk iş benimle konuşuyor şoförüm olur musun diye.
Hangi takımlısınız?
Elhamdülillah Galatasaray.
Hattricke nasıl başladınız?
Hattricke beni teyze oğlum realziligoza (657180) başlattı. Bir akşam bize oturmaya geldiğinde hattrickteki oyuncusunun isimlerini saydı. İsimler çok komik geldi. Bana dene dedi. Bir denedim bir daha bırakamadım. :=)
Hattrickte en sevdiğiniz kullanıcı kimdir?
Bu soruya bir isim verirsem haksızlık etmiş olurum. Hattrickte ilk tanıdığım ve yardımlarını aldığım Kocaeli Bölgesi’nden dostlarım var.Off_Line (652202) Camposs (656251) GS-TRaK (655550) Çeviri konusunda bana çok yararı dokunan FutbolMenajer (395627) Yüz yüze görüştüğüm, tanıştığım dostlarım kırılmasın hepinizi çok seviyorum. :=)
Takımınızda en sevdiğiniz şey nedir?
Güzel bir soru. Ben de bunu ne zaman soracaksın diye bekliyordum Mustafa. :=) Takımımda kesinlikle en çok sevdiğim olay, oyuncularımı milli takımlar için yetiştirmektir. Ben defans çalıştırıyorum 4 sezondur. Şu anda 8 defans oyuncusunu çalıştırıyorum. Bu oyunculardan 5 tanesi Türk,1 tanesi Hollandalı, 1 tanesi Tanzanyalı, 1 tanesi de Angolalı. Türk oyuncularım büyük bir terslik sakatlık olmazsa 2 sezon sonra U-20 olacaklar.Tanzanyalı oyuncum şu anda U-20 oyuncusu ve A Milli’ye almak istiyor hoca. Defans olarak Tanzanya’nın en iyi oyuncusu durumunda. Angolalı defansım bu hafta U-20 oldu ve geçtiğimiz cuma günü ilk maçına çıktı. Uzun yıllar hizmet edecek. Hollandalı defansımın U-20 şansı %50. Sol beklerde oluşan bug olayından dolayı 6 hafta kaybetti maalesef. :=( Yine de yetiştirmeye devam edeceğim. A Milli şansı daha yüksek.
Takımınızda sevmediğiniz bir şey söyler misiniz?
Takımımda sevmediğim şeyler çok aslında. Takımdaki oyuncularımın %90 ı özel yetenek olmasına rağmen özel gol bulamamak beni çıldırtıyor. Kondisyon düşmeleri de ayrı bir dert. U-20 için oyuncu yetiştirdiğimden, kondisyon antrenman yüzdesini yüksek tutamıyorum.
Peki Ömer City’de yani takımınızda en sevdiğiniz oyuncu kimdir? Neden?
En sevdiğim oyuncu Orhan Veli Örge (198285933). Sebebi tamamen duygusal. :=) 3.9 milyona aldım. Ve A Milli Takım’a uzun süre hizmet edeceğinden dolayı gurur duyacağım.
Nickiniz neden o_city ?o_city uzaktan bakınca gözü patlamış birisi gibi görünüyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz ? (Sorulan tek sorumuz. Melothony tarafından gelmiştir)Nick neden o_city. Güzel soru. :=)
Takım ismimiz ömer city. City karakterini aynen aldım. Başına tek harf koymak istediğimden ''ö'' yazılamadığı için ''o'' koydum. Oynadığım bütün online oyunlarda nickim o_city dir. Takım ismi de ömer city. Uzaktan bakınca gözü patlamış birisi gibi görünüyor diyorsanız, siz de yakından bakın :=))))
Hattrick’te hiç ceza aldınız mı?
Evet yanılmıyorsam 3 defa. En sonuncusunu da 1 ay kadar önce dostum Mod-Scorpio'dan aldım. :=)
Bize cezaları neden aldığınızı söyler misiniz?
Aldığım 3 cezada forumda oyuncu reklamı yapmaktanmış. :=) Başka kullanıcılara yardımcı olmak isterken oyuncumu örnek gösterdiğim için reklama girmiş.
Hattrick’in sizin için önemi nedir?
Bu sezona kadar pek önemi yoktu aslında. Hatta sezon başında bırakmayı bile düşünüyordum. Bırakma sebeplerim kısaca şunlardı:* Defans oyuncularının golcülerden fazla gol attığı* Ortasahayı %80 aldığın halde rakibin seni yendiği* Maç yıldızlarında senin yarın kadar rakibe yenildiğin* Ortalama her maçta sakin çıksan bile oyuncunun sakatlandığı* Aynı dakika içinde 4 golün olduğu* Küme konferansından sesin çıkmadığı* Arada bir motorun saçmaladığı bir oyun olması.Bu sebeplerden dolayı bırakmayı düşünüyordum. Fakat bu sezon başı U-20 için oyuncu yetiştirmek isteğim sayesinde sıkıntım geçti. Hattrick yine devam ediyor. :=)
Yeseka Federasyonu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Şu anda üye olduğum 3 federasyon var. Yeseka, +25 ve Milli Emekçiler Federasyonu.Yeseka’dan davet geldiğinde kabul ettim. Sonra buradaki anketler, sohbetler, bilgiler, espriler benim kafama göre olunca burada kaldım. :=) Yeseka'nın anlamını merak ediyorum açıkcası. Yani bir açılımı var mı? Biraz da ben sorayım :=) (Gerekli açıklama,tehdit ve uyarılar yapıldı.) :p
Yeseka’da en sevdiğiniz kullanıcı kimdir?
Zalim, Melothony, Fuzuli unutmadan bir de sen Muço. :=) (Çok mutlu olundu ve teşekkür edildi :p )
Yeseka'da olmasını istemediğiniz bir kullanıcı var mı?
Yok.
Yeseka üyelerine buradan ne söylemek istersiniz?
Sevgili Yeseka üyeleri bu federasyona katıldığım için kendimi şanslı görüyorum. Şu anda bu federasyondan haberi olmayan o kadar aktif kullanıcılar var ki. Burada sohbeti, gırgırı ve bilgi paylaşımını kaçırdıklarının farkında bile değiller. Siz,siz olun röportaj yapılacakmış gibi cevaplarınızı hazırlayın. Size ne zaman kısmet olacağı belli olmaz. :=) Hepiniz kendinize iyi bakın. Allah'a emanet olun!!!
10 Mayıs 2008 Cumartesi
Buzzerbeater
Blogdaki ilk yazımda size ht nin basketbol versiyonu olan buzzerbeater ı tanıtacağım... peki buzzerbeater ın anlamı ne ;Buzzer: Hani arada bir tezahüratı filan bölen "zıvaaaynk!" diye bir ses var ya, odur işte. Peki ne zaman çalar bu düdük? 24 saniye süresi bittiğinde, periyod bittiğinde ya da maç bittiğinde... Takımın bir, iki veya üç sayı gerideyse ve sen bu sesi duyduğunda top da hala elindeyse, tribünlerden o topu ne yapacağına dair bol miktarda öneri duyabilirsin! (buzzer beater: bu düdük çaldığında, "aman üzerimde kalmasın" diyerek şutu atmış olan oyuncunun, eğer top çemberden geçerse coşku içinde layık görüleceği kahramanlık payesi... Bunu becerme adetinde olan oyunculara "clutch player" da denir. Yani oyunun tansiyonun yüksek olduğu son anlarında, skor üretebilme kabiliyetine ve soğukkanlılığına sahip müstesna şahsiyet hesabı.. :D)
oyuna kaydınızı yaptırıyorsunuz ve 1-2 gün içerisinde takımınız geliyor ve oyuna başlıyorsunuz oyuncularınıza antreman vererek geliştiriyor en iyi olmaya çalışıyorsunuz ama oyuncunun potansiyelide gelişiminde rol oynuyor.. tabiki çalışanlarınızda oyunda önemli bir rol oynuyor. her sezon sonunda aynı nba deki gibi ligdeki sıralamanıza göre drafta giriyorsunuz ve 3 oyuncu draft ediyorsunuz . oyunda tabiki ligler var Tbl,2.lig 4 gruptan oluşuyor yani ht deki gibi bir lig düzeni ama her grupta 16 takım var ve bunlar 8 harika ve 8 dev olarak 2 ye ayrılıyor nba deki east west hesabı.. sezon ortalarında allstar maçları oynanıyor , oyundaki en can alıcı nokta ise maçları canlı izlemek her saniye neler olduğunu görmek müthiş zevk veriyor..
anlatacaklarım bu kadar diğer taraflarını da tecrübe edip öğrenin canım :) paint olmadğı için resim ekleyemedim kusura bakmayın :)
http://www.buzzerbeater.org/ denemeye değer
6 Mayıs 2008 Salı
Röportaj: Fuzuli
Reis85: Kalın harflerle yazılmış cümleler bize
Fuzuli: İnce harflerle yazılmış cümleler Fuzuli'ye aittir.
Drowningman’i(Fuzuli) tanıyabilir miyiz?Kimdir Drowningman?
Drowningman benim eski kullanıcı adımdır , öncelikle.Beni fuzuli insan diye çağırabilirseniz daha havaya girebilirim.Adı Eren Bayram - 05.05.1986 Rize / Pazar doğumlu - 1.81 boy 90 kilo -bazılarına göre yeşil bazılarına göre ela gözlü biridir.u2 nun 'war' albümünden bir parçadır Drowning Man.Benim gibi birini etkileyebildiğine göre harika bir şeydir sanıyorum fuzuli , ayrıca hasta biridir, kılı döndü reis, arada sıra bir kaşınıyor bilemezsin, askerliğe saklıyorum mecbur belki 2-3 ay hava değişimden yırtarım diye.Laz'dır bu arada fuzuli ekleyeyim.
Geçmiş olsun Eren. Drowningman normal yaşantısında ne iş yapar?
Bize ailenizden bahseder misiniz biraz?
Öncelikle çok zor günler yaşamışlar. Anlatırlar bazen. Tabi biz ne anlayacağız , ne istemişsek önümüzde bulmuşuz. Peder Bey ortaokul terk , kursuna mursuna gitmiş elektrik teknisyeni olmuş , Tedaş’ta çalışır. Annem evde takılır. Aplam kimya möhendisi oldu ve 3 senedir yemek kontrolü yapıyor. 5 sene oku fuzuli yere. Benim ne reebok olacağım belli değil. Öyle işte.Geçen arabayı da vurdum zaten zar zor gidiyor bir şeyler. Daha beter baltalıyoruz.Banka hesap numaram erenbayram.com da var isteyen yardım yapabilir.
Eren kardeşimiz Türkiye'nin hangi illerinde bulundunuz? Aklınızda kalan ilçeleri,yerleri nelerdir?
Eveet mustafa. Tam bana hitâp ettin şimdi :) Bundan 2 sene evvel , hiç umudum yok girmişim öss ye. Dedim hiç olmazsa yazayım 2 yıllık bir şeyler.. Gitti Bilecik tuttu. Gitmeye hiç niyetli değildim aslında. Elektrikle hiçbir alakam yok. Neden sonra gittim :) Hayatımda Bilecik’in unutulmaz bir yeri var. En berbat günlerimi orda yaşadım. bir 11 plaka görsem bir yerde yakacağım şerefsizim :/
Neden en berbat günler?Benim denizi görmem lazım . Sabah beni derenin sesi uyandırmalı. Bu kanımda var. Orada öyle değildi. Koca bir dağ tek ot yok üstünde.İdeolojik düşüncelerimizin uyuşmadığı bir ton insan. Bu da çok etkiliydi.Yobaz çok Bilecik’te. Ama Bilecik’te mükemmel insanlar tanımadım da değil hani.Her neyse.Sürekli kaçmaya başladım tabi sıkıntıdan.Bir hafta sonu İstanbul bir hafta sonu İzmit…Sonra Eskişehir, Kütahya, Bursa, Ankara...Ya demek istediğim,berbat bir yerdi ama her yere yakındı. İzmit diyorum da başka bir şey demiyorum. Hele Maşukiye , Sapanca... of off.Herhalde Rize’den başka nerde yaşamak isterdin deseler kesinlikle cevabım Maşukiye olurdu.Sonra geçişle Trabzon’a geldim işte.Asıl aşk burada başladı. Tam bir Trabzon aşığıyım.Seviyorum ya burayı dilimden anlıyorlar insanları. Trabzon’a içi kalaylı kazan diyorlar, herhalde içine giren çıkamaz falan mı demek istemişler orasını bilemem.

Nedir sizi Trabzon’a aşık eden?
Ufaklıktan beridir hep çevremde KTÜ’de okuyan insanlar hatırlıyorum. Arada ben de giderdim . Böyle bir imrenme…Ne bileyim şöyle anlatayım seviyorum ilçemin insanını ama çok bozuldu son senelerde. Yozlaştı gençlik. Özentilik tavan yaptı. Rize merkez her zaman yobazlığıyla ünlü oldu zaten işim olmaz orada. Ama Trabzon ?Ama Trabzon bambaşka diyorsunuz yani.Trabzon çok değişik. Sokakta yürüdüğümde sanki herkes beni tanıyormuş havasını seziyorum. Bir rahatım.
Bilecik konusunda birazcık bahsetmiştin.Merak ettim şimdi.Arkadaşlarda merak edeceklerdir.Birazcık ideolojik takılmamız sorun olur mu?
Olmaz.Sınırı aşmadan tabi.Şimdi ben bir şey söylerim arkadaşların bana bakış açısı değişir, sevmediğim bir durum .
Tabiki.Ben sorarım hoşunuza gitmezse cevaplamayabilirsiniz.Ama ben cevap alamazsam üzülürüm :pYobaz kelimesini çok kullandınız.Bize yobaz bir insanın tarifini yapabilir misiniz?(Bu soruda bayağı bekledim.Acaba çok mu sıkıştırdım Eren’i diye düşünüyorum :) )
İlkel , cahil , softa , robotlaşmış , bir kendi Müslüman , bir kendi cennete gidecek. Sokakta yürürsün koluna takmışındır kızı, sana ters ters bakar , vurur bazıları , laf atar. Ramazandır tüttürüp gidersin sokakta dayak yersin. Sakalın yüzünden dayak yersin çünkü sen satanistsin gözünde, kötü bir şey olsa niye yaratsın Mevla’m.Babası dişi sineğe izin vermez. Bu da gelir senin kolundaki kıza laf atar senin mahallenin huzurunu kaçırdığını söyler , adam toplar vurur.
Peki Bilecik’te ideolojik anlamda uyuşamadığını söylediniz sizin sahip olduğunuz dünya görüşü(ideoloji) nedir?
Sor eleştiriyim ama beni sorma. Bak mesela digii , RTE yi savunduğu zaman, digii ye deli sinir olmuştum açıkça diyeyim. Beni düşüncemle yargılama reis , insanlığımla yargıla.
Bu soruya cevap vermek istemiyorum diyebilirdin erenciğim ben seni yargılamıyorum.Sadece sordum. İdeolojik anlamda bir şehre ters düştüğün,bu yüzden bir şehirden nefret edebildiğin için merak ettim yani.
Haklısın da neden cevap vermek istemediğimi söyledim sadece.
Eren boş zamanlarında ht ye bağlanmak harici neler yapar?
Donanimhaber.com ikinci adresim.Pc ile ht dışında pek bağım yok ama dışarı çıkar arada bu fuzuli. Saç baş dağınık bir karış sakal tur at. Çekiliriz bir dere kenarına kafamızı buluruz.
Eren’in çapkınlık ile arası nasıl? Varsa bir çapkınlık anısını bizimle paylaşabilir mi?(digii tarafından sorulmuştur)
Eren Bayram çapkın bir insan değildir. (En yakın arkadaşı Meydan61 tarafından cevaplanmıştır.)
Eren’in sporla arası nasıldır?
İzlerim sadece. 1.81 boy 90 kilo bunu açıklıyor sanırım
Peki eren hangi takımlıdır?
Beşiktaşlıdır. Bir de Livorno’ya sempatim var o kadar.
Sizin gibi bir Trabzon aşığı neden Beşiktaş’ı tutuyor ?
Eeee napalım Trabzon’u tanımadan Beşiktaşlı olduk. Tanısam tutar mıydım söz vermeyeyim. Peder bey yaptı bizi Beşiktaşlı . Annem oyuncak alırmış Fenerli olurmuşum peder alırmış Beşiktaşlı .her şeyin bir karşılığı var
Eren Bayram hattricke nasıl başladı acaba?
Bir forumda rastladım sanırım. Hiç hatırlamıyorum o günleri. Zaten menejerlik oyunlarına bir ilgim vardı.Bu da öyle bir şey bir bakayım dedim. Vice United 'dı eski takımımın adı. Baktım olacak gibi değil haftada bir maç mı olur dedim kesmez bu beni. Takım kapandı. Sonraları gene başladım ne hikmetse hiç hatırlamıyorum başlangıcımı. Geçmişe fazla takılmayalım bugüne bakalım sadece iyi ki başlamışım diyorum geçiyorum.
Birini demiyorum çok adam var. Ama öncelikle sermeni , meydan61 , Tserseri ,Mod-Xari… Ayıramam bu adamları.
Peki bu arkadaşların içinden birisini seçmenizi istesem…
Sermeni dayımdır zaten.Arkadaştan saymazsam onu,meydan61 derim.
Erenciğim takımında memnun olduğun bir şeyi söyler misin bize?
Logom.Bir çok mail aldım logom hakkında.Benim sevdiğimden çok seviliyormuş.
Takımında sevmediğin bir şey söylemeni istesek…
Oyuna geç başlamış bir takım olmam.
Eren takımında her oyuncuyu konuşturmuşsun bayağı ilginç olmuş.Ne söylemek istersin bu konu hakkında?
Sabah akşam boş olsan nette dolansan sen ne yapardın? Sıkılınca insan neler yapabiliyor bea sıkıldıkça logo değişirim mesela.
Peki eren Drowning pool ile devam edelim.Drowning pool da en beğendiğin oyuncun kimdir?
İsterse takımıma George Carey gelsin gene de takımımın her şeyi Hayrettin Atılgan’dır.Beni tanıyanlar iyi bilir.Hayrettin’le duygusal bir bağımız var.Onu satamam takımda çok iyi oyuncu yokken o mükemmeldi ve antrenman alıyordu..Antrenman sistemini bilseydik , kaliteli antrenörün etkisi bilseydik şu anda mucizeviye yaklaşırdı. U-20 olmuştu ve elles Hayrettin’i milliye alacağım mucizevi yap onu diye mail atmış olacaktı.Şimdi ise dünya çapında olmaya bir haftası kalmış bir golcü o kadar.Bu arada evde Hayretttinnn!!!!!! diye çığlık attığım çok oldu
6 milyon ödesem yine de satmaz mısın? ;)Bu soruya cevabı ne oldu sizce.ben açıklamayacağım merak eden Eren’e sorsun.Drowning Pool nereden geliyor? Ve niçin logo olarak Ayşe Hatun Önal 'ı malzeme yapıyorsunuz. pOOl 'a uygunluğundan dolayı mı? :) (melothony tarafından sorulmuştur)
Drowning pool bir müzik grubu.Oradaki sevdasından geliyor.Ayşe Hatun hoş birisi. pool için ayrı uygunluğu olması onu logo da kullanmasını sağlıyor. Aynı logodan bunun Demet Akalın da varpool a uygun aynı poz.Ama Ayşe Hatun Önal’da çok çok iyi duruyor. (En yakın arkadaşı Meydan61 tarafından cevaplanmıştır.)
Ayse Hatun Önal takıntısı nereden geliyor? Neden her logoda inatla kızcağızın göğüslerini "O" harfi yerine kullaniyor? Son olarak neden takım ismi boğulma havuzu? Tesekkur ederim.(Ergudan10 tarafından sorulmuştur)
Sarılmadan belli kırcan mı belimi şarkısından sonra sempati duydu kendisine.Burada asıl ön planda pool var.Pool daha fazla dikkat çekiyor ve göğüsleri logoya yakışıyor. (En yakın arkadaşı Meydan61 tarafından cevaplanmıştır)
Hiç ht de ceza aldın mı
Almadım.
Peki hiç aşık oldun mu?
Oldum tabi olmadım diyen yalan söyler.
Şu an beraber olduğunuz biri var mı?
Var . Kısmetse bu yaz nişanı takacağız.Bu arada buradan söyleyeyim kızlar gene de bir şansınızı deneyin erenbayram.com dan ulaşın
Bize biraz ondan bahseder misin? Adı nedir? Ne yapar? Nasıl tanıştınız?
Arkadaş vasıtasıyla , birçok ilişki zaten öyle başlıyor.Dersaneye gidiyor , seneye üniversiteli olacak.Hangi üniversiteye gidecek kimbilir .KTÜ den başka yazdırmam birader. Arkadaşlar göz kulak olur.İnanmayacaksınız ama ht de takımı da var.
O zaman ht ye gösterdiğin ilgiyi bana göstermiyorsun tripleri yaşamıyorsun(kaleydoskop un kulağı çınlasın)
Hayır kesinlikle. İddia tutkunu birinden bahsediyorum. Artık sen gerisini düşün. Benim öyle bir tribe girmem lazım bu durumda. Uzaktan ht sadece bir menejerlik oyunu gibi duruyor,halbuki buradaki dostluklardan kimsenin haberi yok . De mi ama? Sabah akşam girerim mesela ben.Adam diyor ne işin var o kadar napıyorsun orada nedir ? ht de takımdan önce geliyor dostluklar diyelim
kesinlikle hak veriyorum
Bu arada http://yeseka.blogspot.com/ a 3-4 gün içinde www.yeseka.com dan giriş yapılabilecek. Bu da benim bir hediyem olsun fed e.
Ht imzanız benim favorim.’Hattrick benim hayatım! babam skill atlasın onu da satarım ‘;D Bu imza nereden esti böyle?
Bu imzayı , meydan61 le bir msn muhabbeti ortasında bir anda yazıverdim. Öyle ki kendi yazdığıma şaşırdım , dedim bayağı sağlam bir söz oldu,koyalım imzaya. Cidden öyle ama çok kişi mail attı bu konuda ''senden korkulur abi babanı bile satarsın sen ht için '' tarzında ..
Bu sözle kısaca ht nin sizin için önemini görüyoruz diyebiliriz değil mi?
Kesinlikle.Ht nin benim için değerini anlatamam.Abartmıyorum , hafta içi sürekli maç taktiklerini , oyuncuların durumunu düşünürüm. Sabah 05:45 e kadar bekleyip oyuncu çekerim evdeysem. Kaçırmam,yatamam çünkü. Beynime işler ''ulan bi u20 çeksem bea'' muhabbeti. Gerçi eski altyapıyı kapadım artık.Öyle bir durum kalmadı.Eğer bir maçta yenilirsem o haftam hiç iyi geçmez. Ya düşünüyorum arada gün gelir takımımı kaparlar gözünün üstünde kaş var diye.Sonra ne yaparım hiç bilmiyorum.Düşünmek istemiyorum desem yeri.
Yeseka hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Yeseka’nın bence en önemli özelliği çok yönlü oluşu. Ne bileyim her türlü konu hakkında bir şeyler bulabiliyorsun.Bloğunda da çok şeyler yazacaktım ama bir zaman bulamadım. Üyeleri de öyle her türlüsü var.
Hiç şu adam yeseka da olmasın dediğiniz bir yeseka üyesi var mı?
Var tabi ama isim vermek ayıp olur.
Bize vakit ayırdığınız için ve kayıda alınmayan burada yazılmayan nice hoş muhabbetler için teşekkür ederiz.
2 Mayıs 2008 Cuma
Röportaj: Kaleydoskop
Sizi tanıyabilir miyiz? Kaleydoskop kimdir? Ne iş yapar? Nerede yaşar, nerelidir…
K: Kaleydoskop = Gökhan Öztürk - 28 yaşında -Doğma büyüme İSTANBUL’lu...
2002 senesinde Niğde Üniversitesinde eşimle (Burcu) tanıştım. Kendileri Antalyalı ve Antalya’ya yerleşmeye karar verdiğimiz için bende HANIM KÖYLÜ oldum :)Ah İstanbulum :) Çok özlüyorum oraları…M: Ne işle meşgul oluyorsunuz peki?
K: Şu anda Antalya da Paşabahçe Mağazasında Butik Satış Danışmanlığı yapıyorum.
M: Bize biraz oğlunuz Gökdeniz’den bahseder misiniz? Federasyonda onu tanımayan yok neredeyse... Hayta bir çocuk mudur Gökdeniz?

K: Gökdeniz şu anda 11 saatlik yaygaracılığının ve yaramazlığının neticesinde yorgun düşüp yatağında uyuya kalmış 10 aylık bir bebek. Tek oturgaçlı götürgeçte (yürüteç) evde sağlam bir şey bırakmayacak kadar yaramaz…Akranları uyurken, o evde yeni ne bulabilirim, nereyi karıştırabilirim deyipte gezinen bir bebek :)Gökdeniz’in videosunu federasyonda paylaşmıştım. Kendisi oyun oynamayı çok seven bir velet, gülmeyide sever...
M: Neden Gökdeniz koydunuz çocuğunuzun adını. Futbolla mı alakalı? (Bu soru, federasyon üyelerimizden ZaLiM tarafından sorulmuştur.)K: Yok, futbolla alakalı değil. Ama çok ilginç bir şey oldu. Gökdeniz’i sağlık kontrolüne götürüyorduk. Hemşire isimle çağırıyordu. Bağırmaz mı “GÖKDENİZ KARADENİZ” diye :) Bizde fırladık hemen tabi :) Çocuğa ilaç yazdırdık bir keresinde. Yine başka bir hemşire, isim kısmına Gökdeniz Karadeniz yazmış :)
M: Ev işleri ile aranız nasıl? Bir ara halı yıkadığınıza dair resimler dolaştı ortalıklarda… :D
K: Yahu sorma. Geçen izinli olduğum gün, Allah canımı alsın ki 2 tane uzun yolluk yıkattı yine bana hanım. Havada hafif esiyordu, cır cır oldum :P Ahanda daha yeni kurtuldum valla…Ben o resimde damat adaylarını uyarmak istediydim :) Büyük balkonlu ev almasınlar..YeSeKa da öyle güzel bir ortam var ki, ben çektiğim bir vidyoyu ya da ne biliyim bir fotoyu hemen o ortamda paylaşma ihtiyacı hissediyorum. Mağazada çalışırken bile bazen aklıma bir şeyler geliyor, bunu YeSeKa’da çocuklara anlatırım gibi…Ve her halı yıkadığımda hep YeSekA Aklıma geliyor artık :)M: Evde başka ne tür işlerle uğraşıyorsunuz yada uğraşmak zorunda kalıyorsunuz? (Bu soru, federasyon üyelerimizden ZaLiM tarafından sorulmuştur.)
K: Her erkeğin korkulu rüyasıdır halı yıkamak...Ekstra olarak perde asarım... :) Güzel yemek yaparım…
M: Ne gibi yemekler mesela?
K: Sanırım Burcu benim bu özelliğimi sonuna kadar kullanmak istiyor…Günlük hayatta yediğiniz her yemeği yapabilirim. Öğrenciyken öğrendim :)
M: Çalışan ve evli birisi olarak internete ve HT ‘e ayırdığınız zaman, evdekiler arasında sorun yaratıyor mu?
K: Evli erkeklerin eşlerinin en çok yakındığı konulardan birisidir bu…Olmazmı…2006 senesinde ben bu oyuna başladım. 7.ligten altıya çıktım. Gökdeniz’in haberi geldi. Yani Burcu hamile olduğunun haberini verince zorla bıraktırdı bana oyunu. Yapamayacağım bir şeyi nasıl yaptım bende bilmiyorum ve o zaman güzelim oyunu bıraktım. Sonra ansızın bir gece vakti dayanamayıp tekrar müracaat ettim. 2007 senesinde tekrar oyuna döndüm. Bir kaç ay gizliden idare ettim. Ama mümkün mü? Odanın içindesin, nasıl göstermiyeceksin? Maç var yarın, transfer yapman lazım. Koskoca HT yeşilli bir ekran ve gördü...“Bu ne! ” diye bağırdı.“Hattrick” dedim.O da “azimle sıçan taşı delermiş” dedi ve kaybetti, ben kazandım :))Şimdi yine soruyor, daha ne kadar sürecek bu oyun, ne zamana kadar oynayacaksın, hiç bitmez mi? Hatta hacker tutup oyunu tamamen çökerttirme planları bile yapıyor. Tipik bir HT düşmanı. Ama bazen haklı olabiliyor. Abarttığımız oluyor. Ama lanet oyun işte, vampir gibi yapıştı…
M: Nelerden hoşlanır peki Kaleydoskop?
PUZZLE hastalığı vardır. 4000 parçalık puzzle'ı 2 haftada bitirmişliğim vardır. Evimde duvarlar puzzleler ile dolu :)Kaleydoskop müzikten hoşlanır.94'ten beri sıkı bir TR rap dinleyicisi. 98’de faal olarak TR rapin içindeydim. Toplama bir albüme parça verdim. Hatta şu anda müzik marketlerde bile bulabilirsiniz. Sanırım 99 çıkışlı albüm...
M:Albümün ismi nedir?
K: Albümün ismi Altın Vuruş.http://www.suikast.de/album.php?album=view&albid=3O dönem adımız MC ZEHİR idi. Hatta bana hiç Gökhan demezlerdi. Hep zehir derlerdi :) Ceza gibi yani. 2002 ‘de faalliğim bitti, dinleyici olduk. Bir çok organizasyonda yer aldım. Hatta Fransa’da albüm teklifi bile almıştım, ama üniversiteden dolayı kabul edemedim. Arada bir yine kayıt yapıyorum. Bir ara YeSeKa’ da parçalarımdan bazılarını paylaşabilirim. Ama TR rap’e yatkın bir kitlesi yok gibi YeSeKa’nın…Onun dışında,Babam (Kaptan ORHAN) eski profosyonel futbolculardandır. Beşiktaş’ın genç takımında başlamış top oynamaya. Sonra Şenol Güneş’le beraber Akçaabat Sebatsporda oynamış. Rizespor, Kocaelispor, Zonguldakspor…Her neyse. Haliyle futbolcu bir adamın elinde büyüdüm ve futbolu seviyorum. Belki de bu oyunun bizi böylesine bağlamasının sebebi de budur…
M: Tuttuğunuz takım?
K: BeşiktAŞK
M: Maçlara gider misiniz?
K: Babam Beşiktaş aşığı. Yalova’da Beşiktaşlılar Derneği Başkanlığı yaptı bir dönem. O beni küçüklüğümden beri hep maçlara götürürdü. O dönemler daha çarşı grubu yok. Hem de kapalıda seyrederdik maçları. Onun antrenör kartı vardı. Hep bedavaydı. Metin, Ali, Feyyazların olduğu yıllar…Lise yıllarıma kadar hep gittim. Sonra ailecek Yalova’ya yerleştik. Ama İstanbul’da iken aynı zamanda Efes’in, Ülker’in maçlarını kaçırmazdım. Abdi İpekçi’de Ülker-Barcelona, ne biliyim, Efes-Benetton maçları… Eskiden basket maçı olduğunda tüm halk televizyon başında olurdu, ama artık öyle değil. Efes’in ne kadrosu vardı ya, Ülker’in de öyle.Basketbolda oynadım. İÜBSK de. Çok az ama…
M: Futbol da oynadınız mı profesyonel olarak?
K: Babam zaten oturur ona yanar. Ben el alemin çocuklarını futbolcu yaptım, oğlumu yapamadım diye :)Gözlük vardı bende, şimdi gene takmaya başladım. Ameliyat oldum lazerle, pek randıman alamayınca gözlük takıyorum bir aydır. Futbol oynamayı çok istedim. Babam İstanbul’da kaldığımız yıllarda İstanbul’un amatör kulüplerinde teknik direktörlük yaptı. Arada bir idmanlara katılırdım. Ama bende basketbol adına bir şeyler vardı sanırım…
M: 1 günü nasıl geçer Kaleydoskop ‘un? Monoton ve sade bir hayatınız mı var yoksa hareketli mi?
K: Paşabahçe’nin Antalya’da ki şubesi bir AVM 'nin üst katında. Ve genelde AVM ‘ler günde 12 saat açık olurlar. Bizlerde vardiyalı dediğimiz sistemde çalıştığımız için günlük 8 saat ayakta çalışıyoruz. Zor bir işim var aslında. 1,500 YTL’lik ürün satıyorum.http://www.pasabahcemagazalari.com/Store/productDetails.aspx?productID=8732&categoryID=341&s=1Yani çay bardağı satmıyorum :) İş hayatından geri kalan kısımda, belli başlı programları kaçırmam. Komedi Dükkanı ’nı asla kaçırmam mesela. Cuma günleri benim için sabır günü. Tekrar seyrederim ve tekrar gülerim yani. Tolga’nın replikleri vs… O adam bir cevher…
M: Türkiye’de çok beğendiğiniz bir şehir veya mekan var mı? Gitmekten sıkılmayacağınız ve özlemini duyduğunuz?
K: İstanbul İstanbul İstanbul ………….İstanbul’un her mekanı benim için değerlidir. Değerini oralardan gittikten sonra anladım. Meğersem ben aşık olduğum memlekette, nasıl olurda bir hiç gibi yaşamışım. Hala aklım sırrım ermez…
M: Kedileri neden sevmiyorsunuz ve neden onlarla bu kadar uğraşıyorsunuz? (Bu soru, federasyon üyelerimizden ZaLiM tarafından sorulmuştur.)
1. video tamamen rastlantı oldu. Arabaya bindim. İşe gidecektim. Ama onlar hala önde oturuyorlardı. Hiç umursamadılar bile beni. Sonra olanlar oldu zaten. Her defasında onları çekmeye başladım videoya. Aslında hayvanları severim. Ama kedileri seviyorum demiyorum. Sevmiyorum da demiyorum :) Onlar öyle pis kedi işte :)
http://www.youtube.com/watch?v=q0TLCT4_16E
http://www.youtube.com/watch?v=gIGG7xtSSQU
http://www.youtube.com/watch?v=P3xPDr0-XJA
http://www.youtube.com/watch?v=YHQ0GYxfKYU&feature=related
http://www.youtube.com/watch?v=X9xMDp9vLk4&feature=related
http://www.youtube.com/watch?v=PwWXioEFMb8&feature=related
M: Hattrick hayatınızdan bahsedelim biraz da … Oyunda bir yılınızı doldurmamışsınız gözüküyor. Nasıl başladı bu HT serüveni?
K: 2006 senesinde eşimle Yalova’dan Antalya’ya dönüyoruz. Bursa’da terminalde mola verdi otobüs. Bir bilgisayar dergisi HT ile ilgili 2-3 sayfası vardı. Takım alıyorsunuz da, oyuncu yetiştiriyorsunuz falan filan… Benim çok ilgimi çekmişti. Keşke o dergiyi almasaymışım :PAntalya’ya varınca dergiye tekrar bakıp adresi girdim. HT sayfası açıldı.
Ben o dönem bir şeyi idrak edemedim. Kendimizce bir takım adı değil de, gerçek hayattan bir takım yazdım sürekli. Öyle algılamışım. Açtım bir internet sayfası. Amatör kümelere varana kadar takım isimleri denedim. Sürmenespor, Araklıspor, bilmem ne spor ve her defasında çuvalladım. Sonra beceremeyince bıraktım. Aradan bir kaç ay geçti…(Burcunun en büyük hatası dergiyi atmamak oldu zaten. Ama nerden bilsin) :) Tekrar deneyeyim dedim. Bu sefer kendim bir isim sallayayım dedim. Real dedim ama gerisini getiremedim. Real...........Düşün babam düşün…Televizyonda da araba programı vardı sanırım. Opel Corsanın tanıtımı vardı. Ve ağzımdan Real Corsa çıktı. Ve başvuruyu kabul ettiler. Ve çılgınlık başlamış oldu. Hayatımız zindan oldu :) Takımı kapattım. Tekrar açtığımda yine aynı isimle açtım. Bu sezon adımı değiştirdim ama. Bu sezon Mukarnas City olarak yolumuza devam ediyoruz.M: Nereden geliyor bu Mukarnas?
K: Tamamen iş hayatımla alakalı oldu bu.http://www.pasabahcemagazalari.com/Store/productDetails.aspx?productID=8394&categoryID=508&s=1
Ben bu vazoyu çok sevmiştim. Oradan geldi adı :)Stad ismi de buradan geliyor:http://www.pasabahcemagazalari.com/Store/productDetails.aspx?productID=8362&categoryID=338&s=1
M: Yeni bir Gökhan Öztürk gelişiyor takımınızda. İlerleyen zamanlarda Gökdeniz’i de görebilecek miyiz kadroda?
K: Yahu o Gökhan Öztürk’ü almak için ne çektim bir bilseniz. Sürekli aratıyordum ismi zaten. Bir tane var, onu almıştım. Ama kaleci olduğu için maaşıyla baş edemem diye sattım. Tekrar yeni bir takıma, yeni bir Gökhan Öztürk verilir. Çocuk haftada bir bağlanıyor. Dedim ki: “Gökhan Öztürk’e talibim. Transfer kıyası doğrultusunda satışa koy, alayım. Birazda ben katarım.”Çocuk tamam diyor. Satışa koymuyor ama. 1 ay boyunca çocuğa mesaj attım nerdeyse. En son çocuk demez mi: “Adam nasıl transfer listesine koyulur, ben bilmem…”Ülen baştan desene :) Adama resimli mesimli anlattım. O da koydu. Bende aldım. Duran topları kaliteli, kafası var. Daha ne olsun :) Gökdeniz Öztürk’ü de buldum. Çocuğa mesaj attım. O mesajı okuyana kadar takımı kapandı…
M: Bayrak koleksiyonu üzerine büyük bir ilginiz var. Hatta bunun için kupadan bilerek erkenden elendiniz…Kurmuş olduğunuz Bayrak Koleksiyonu & Başarılar Federasyonu (72949) 3-4 gün gibi kısa bir sürede 20 civarı üye sayısına ulaştı. Bu başarınızı neye borçlusunuz?
K: HT-Türkiye’de koleksiyoncuları bir arada topladınız… Evet koleksiyonculuk ruhum biraz abartılı gibi galiba. Bayrak koleksiyonu da en büyük takibim, ama şu anda öncelikli başarıları toplamaya çalışıyorum. Bugün bebek bezi dizilimi başarısını kazandım mesela. HT Türkiye’de puan bazında değil de,, başarı türünde en fazla başarıyı toplayan benim.Federasyonun kısa sürede bu kadar üye toplamış olmasının bir iki sebebi var;Birincisi: Logo imalathanesi adında federasyonum vardı. HT için hizmetlerimiz çok oldu yani. Logo yaptım sayısızca:http://s254.photobucket.com/albums/hh86/Kaleydoskop/?start=0
İmalathaneyi kapattım.. En son zaten logo için font, yani yazı stili indirmiştim 1600 adetlik. Virüs bulaştı. Sistem dosyası gitti, falandı filandı. Laptopta gitti. Format gerekti. Elimde logo imalatı üzerine hiçbir materyal kalmadı ve bende kapattım. Şimdiki üyelerin çoğu imalathaneden ve diğer ikinci bir sebebi ise yine üyelerin nerdeyse çoğu YeSeKa’dan…
M: Oyunu, gayet sistemli ve hedef belirleyerek oynuyorsunuz. Hayaliniz nedir peki? Milli oyuncu yetiştirmek mi, tüm ülkeleri dolaşmak mı, kupa şampiyonluğu mu…
K: Şu an takımı sekizinci lige düşürmeyi istiyorum. Zaten altıya çıktığımda yine takımı bilerek yediye düşürdüm. Amacım para biriktirmekti. Fakat bir çok hafta boyunca en iyi yedinci ligler arasında lider olan kümemde ateşe düştüm resmen. Para biriktirme sevdası taraftar beklentileriyle suya düşmüş oldu. Yani takımı boşuna düşürmüş oldum. Şimdi elimdeki paradan dolayı benden şampiyonluk bekliyorlar. Ama bende çıkmak istemiyorum. Geçen hafta 8 taraftar kulüpten ayrıldı. Düşünün…Bende takımı sekize düşürmeye karar verdim, ama düşüremiyeceğim sanrım.Milli takım için adam yetiştirme fikrim yok şimdilik. Kısacası protest bir tavırdayım :))
M: Defanslı kaleci yetiştiriciliğinden bahseder misiniz bize? Gizliden gizliye paraları topluyorsunuz gibime geliyor ?
K: Hedefim o zaten :) Ama oyun öyle bir hale geldi ki; 30 kişilik kadrodan 2 kişiye antreman veriyorum. Kalecim +1 olarak sakatlanıyor. Onu ben hazırlık maçında oynatıyorum tekrardan yara bantlıya düştüğü için. Yine sakatlanıyor +7 hafta. Ertesi hafta yeni aldığım kaleci +5 hafta sakatlanıyor. 2 adama antreman veriyorum ama motor yakamı bırakmıyor. 30 bin kişilik stad kapasitem var ve son lig maçımda 9000 kişi bile gelmedi. Kulüpten ayrılan taraftarlar var, üstüne birde kalecilerim sakatlanıyor. Oyunkuruculuk verirsiniz 6 adama, biri sakatlanır, 5 tanesi alır. Ama haftada bir adama antreman vermek insanı sinir ediyor. İşte bu sebepler beni soğutuyor. Sekize düşmeyi istiyorum :) Hem pembe madalyayı da eklemem gerek :P
M: Kaleydoskop, neden yaşlı oyuncu hastası ve neden bir oyuncunun formu vasata, zayıfa, yeterliye düşünce adamı hemen satıyor. Bu form takıntısı nedir? (Bu soru, federasyon üyelerimizden Reis85 tarafından sorulmuştur.)
K: Benim öyle bir takıntım var maalesef. Ama ben takımı ilk aldığımda sadece formu kaliteli ve tecrübesi yüksek olan oyuncularla şampiyon olmuştum. Abartmıyorum ana yetenekleri vasat olan oyuncular bile vardı. Ama çıkarttıkları yıldızlar 3 ile 3,5 ‘un altına hiç düşmedi. Ve ben rakiplerimi form-tecrübe ve yıldızlarla yendim hep :) Şimdi bile öyle. Sonuçta HT diyor ki: Bir oyuncunun ana yeteneği çok iyi ama formu berbat ise, ana yeteneği yeterli olupta formu kaliteli olan bir oyuncudan kötü oynar…Şunuda belirteyim. Hiçbir zaman ama hiçbir zaman, bu oyunu oynadığımdan beri, her pazartesi ve her perşembeyi hiç boş geçmem. Yani muhakkak bir yetenek kaybı yaşarım. Her perşembe 30 oyuncunun 20 sinde form düşer. Çok iyiden vasata mı dersin… 2-3 birim düşenler bile var yani. Benim buradaki önemli bir tespitim şu: Çok fazla transfer bence formu etkiliyor. Saçma gibi ama olabilir derim. Sürekli transfer yaparım yani. Her maça farklı bir adamla çıkıyorum.
M: Peki hiç ceza aldınız mı?
K: Aldım tabi :) Var mı içinizde almayan ? :)
M:Ne tip bir ceza mesela?
K: Uyarı, para…
M:Tekini anlatır mısınız?
K: Logo imalathanesini açtığımda ziyaretçi defterlerine reklam attım. 50 bin lira ceza…
M:Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Sizinle sohbet etmek çok keyifli idi. Eklemek istediğiniz son bir şey veya herhangi bir mesajınız var mı?
K: Burası beni hazırlıksız yakaladı işte... :)Röportaj serüveninin ikinci halkası olarak beni seçtiğiniz için çok teşekkür ediyorum.