Bu seferki, roportaj basligimizin konugu, federasyonumuzun (bilinen) yegane bayan uyesi, Ladys. Kendisi ile, birkac gun suren, guzel bir sohbet yapma imkanim oldu ve hayat, spor ve HT uzerine dusuncelerini ogrendik. Roportaji yayina hazirlamada ve yayinlamada, bir sure gecikmemin (simdi sayilmasi yersiz) cesitli sebepleri vardi. Bu gecikme icin oncelikle Ladys'den, sonrada bu roportaji bekleyen uyelerimizden ozur diliyorum. Sorulariyla roportaja katkida bulunan uyelerimize tesekkur ederim. Sorulari, sohbetin gidisine gore aralarda kullandim..
Bu arada, roportaji yaparken, ilk ve orta dereceli okullarda yariyil tatili vardi, Galatasaray hala UEFA kupasindaydi... Bu ve bunun gibi belirli bir zamana ait paragraflari, bilerek cikarmadim.
Kesin bir yerlerde bir hata yapmisimdir.. Simdiden affola! Keyifli okumalar...
Genco : Hemen klasik bir soruyla baslayayim: kimdir Ladys, Pinar Atalay, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Ladys : Simdi emekli bir ogretmen baba ile, ev hanimi bir annenin, tek kizi olarak, 1980 yilinda uşakta doğdum. ilk orta lise eğitimimi bu şehirde bitirdim. Daha sonra gazi üni sınıf öğretmenliğinden mezun olarak öğretmenlik hayatıma başlamış oldum. Pinar kova burcudur, tüm özelliklerini yansıtan bir kadındır. Deli dolu, yaşamdan zevk alan, arkadas canlısı, samimi, gezmeyi ve alışveriş yapmasını seven bir insandır..
G : Gezmeyi seviyorsunuz..
L : değişik şehirler görmek bir turist gibi elimde fotograf makinem, şehir şehir gezmeyi çok severim,hayalimdir
G : bir "lonely planet" fanatigi diyebilir miyiz?
L : evet
G : Sehir sehir derken Turkiye ici mi? yoksa yurt disini da gormek ister misiniz?
L : şimdilik yurtiçi, ama kesinlikle yurtdışını da düşünüyorum.
G : nereleri gezdiniz Turkiyede? tavsiye edebileceginiz yerler? ya da tavsiye etmeyeceginiz
L : Kesinlikle önce Çanakkale diyorum. Ayrım yapmadan Çanakkale metre metre gezilmeli
G : Bir Usakli olarak, pek memleketci degilsiniz..
L : Usak küçük bir şehir ve maalesef pek fazla tarihi turistik bir yeri yok
G : Canakkaleyi karis karis gezdikten sonra, gidebilecegimiz baska yerler var mi?
L : ülkemizin her metrekaresi aslında birer hazine. Ayrım yapmak istemiyorum gercekten. Muğla, Antalya, Mersin, Mardin. Bu sehirleri gezdim ve doyamadım...şimdiki hedefim karadeniz!
G : Mersin (tantuni), Mugla (sebzeli doner), Mardin (kaburga dolmasi), Antalya (kummusiye). Bunlar da benim ilgi alanlarim diyelim!
L : Çok güzzel..
G : karadeniz hakikaten ilginc bir fikir
L : yeşile hayran bir insanım belirteyim..
G : Şuan Türkiye'de değil de başka ülkede yaşama ihtimaliniz olsa nereyi tercih ederdiniz? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi ZaliM'e tesekkur ederiz)
Kesin bir yerlerde bir hata yapmisimdir.. Simdiden affola! Keyifli okumalar...
Genco : Hemen klasik bir soruyla baslayayim: kimdir Ladys, Pinar Atalay, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Ladys : Simdi emekli bir ogretmen baba ile, ev hanimi bir annenin, tek kizi olarak, 1980 yilinda uşakta doğdum. ilk orta lise eğitimimi bu şehirde bitirdim. Daha sonra gazi üni sınıf öğretmenliğinden mezun olarak öğretmenlik hayatıma başlamış oldum. Pinar kova burcudur, tüm özelliklerini yansıtan bir kadındır. Deli dolu, yaşamdan zevk alan, arkadas canlısı, samimi, gezmeyi ve alışveriş yapmasını seven bir insandır..
G : Gezmeyi seviyorsunuz..
L : değişik şehirler görmek bir turist gibi elimde fotograf makinem, şehir şehir gezmeyi çok severim,hayalimdir
G : bir "lonely planet" fanatigi diyebilir miyiz?
L : evet
G : Sehir sehir derken Turkiye ici mi? yoksa yurt disini da gormek ister misiniz?
L : şimdilik yurtiçi, ama kesinlikle yurtdışını da düşünüyorum.
G : nereleri gezdiniz Turkiyede? tavsiye edebileceginiz yerler? ya da tavsiye etmeyeceginiz
L : Kesinlikle önce Çanakkale diyorum. Ayrım yapmadan Çanakkale metre metre gezilmeli
G : Bir Usakli olarak, pek memleketci degilsiniz..
L : Usak küçük bir şehir ve maalesef pek fazla tarihi turistik bir yeri yok
G : Canakkaleyi karis karis gezdikten sonra, gidebilecegimiz baska yerler var mi?
L : ülkemizin her metrekaresi aslında birer hazine. Ayrım yapmak istemiyorum gercekten. Muğla, Antalya, Mersin, Mardin. Bu sehirleri gezdim ve doyamadım...şimdiki hedefim karadeniz!
G : Mersin (tantuni), Mugla (sebzeli doner), Mardin (kaburga dolmasi), Antalya (kummusiye). Bunlar da benim ilgi alanlarim diyelim!
L : Çok güzzel..
G : karadeniz hakikaten ilginc bir fikir
L : yeşile hayran bir insanım belirteyim..
G : Şuan Türkiye'de değil de başka ülkede yaşama ihtimaliniz olsa nereyi tercih ederdiniz? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi ZaliM'e tesekkur ederiz)
L : İsveç..
G : neden? orasi soguk, Holladaya gelmeyi dusunmez miydiniz?
L : sempati duyuyorum. Aslında iskandinav ülkelerinden herhangi biri desem daha doğru olur
G : Sempati asikar... da bir sebebi olmali. Ne bekliyorsunuz oraya gidince?
L : doğallık, temiz bir yaşam, düzenli bir hayat
G : Basin ozgurlugu, Vikingler, Carlsberg (Tuborg) bira..
L : :)
G : toparliyorum: Dogallik, temiz yasam/cevre, duzenli yasam... degil mi?
L : evet
G : Peki neden isvicre degil
L : Acikcasi herkesin secebileceği bir ülke.
G : Kisitli astroloji bilgimle, kova burcu: ozgur dusunceli, kendini yenileyen, bagimsiz ve bohem.. heralde son ikisine uyuyor secimleriniz
L : galiba
G : kova burcu oldugunuzu, bunu da cok yansittiginizi soylediniz...
L : evet
G : Yine kisitli burc bilgilerime dayanarak, bu aralar dogum gununuzun olmasi gerektigini cikariyorum...
G : gec mi kaldim? daha var mi?
L : gec kaldınız, 24 ocak idi.
G : 24 ocak kararlari ile beraber aniliyor musunuz hic? Dogdugunuz gun alinmis, 24 ocak 1980. O zaman icin bircok insanin belini buken, fakat oyle gozukuyor ki alinmasi gerekli kararlardi.
L : hiç karşılaşmadım, ekonomik bazı kararlardı sanırım..
G : devaluasyon + subvansiyon sinirlamalari, vs vs.. uzun hikaye vesselam..
L : evet
G : Pinar hanim, birkac resim yollayabilir misiniz?
L : Musaadenizle yolladigim bu 2 resmi yeterli buluyorum. beni merak çok eden olursa lütfen bana yönlendirin, kameradan merakını gidermeye çalışırım..eminim brçok erkek üye benim kadın olduguma inanmıyordur.
G : inanc meselesinden cok, merak diyelim..
L : aman sonra herkes bir anda isterse, işin içinden çıkamam..Sadece çok merak edenler diyelim.
G : Ogrenim hayatinizdan dem vuralim biraz, ilk orta lise Usak...
L : evet
G : orta halli, idealist bir ogrenci
L : kesinlikle
G : 2001 OSYS, sonra Gazi Universitesi sinif ogretmenligi...siz de tek sinavli sistemin kurbanlarindansiniz.. degil mi?
L : evet, 2005 mezunuyum bu arada.
G : kacinci tercihiniz diye sorsam?
L : 3... istanbul birinci, ikinci ise izmirdi sanırım.
G : hepsi ogretmenlik mi?
L : evet
G : ooo yani kararliydiniz ogretmenlik okumaya
L : kesinlikle
G : Peki, okul hayati? yine orta halli ogrenci mi?
L : okul hayatım güzeldi, güzel dostluklar edindim. Maddi olarak bir sıkıntım yoktu, ne zaman neyi yapaacgımı çok iyi biliyordum. Yeri geldiğince eğlendim yeri geldiğince haftalarca ders çalıştım
G : Gazi Universitesi, politik kimligiyle de biliniyor.. Sizin "bu taraklarda beziniz var miydi?"
L : yok hayır mümkün oldugunca uzak durmaya calıstım
G : Anliyorum.. Peki, mezuniyetinizin ardindan 3.5 sene gecti.. hala "su derse cok calismistim, unutamam" dediginiz oldu mu? ya da belirli bir konuda cok zorlanmistim dediginiz oldu mu?
L : herhangi bir ayrım yapmayacagım ama formasyon bilimlerinde çok zorlanmıştım..Özellikle hitabet etmekte..
G : hitabet...
L : yani birebir veya toplu ortamlarda konusma sanatı diyebilirim
G : bu ogretmenlikte onemli bir ozellik olsa gerek
L : kesinlikle
G : o zaman sizi yillar sonra bir kursude, politika yaparken, mesela Usak milletvekili adayi olarak gorme ihtimalimiz az..Boyle mi?
L : Aslinda neden olmasın, ama bunun için uzun yıllar var önümde. Kendimi oldukca geliştirmeliyim
G : Kimbilir, belki bir gun.. Su anda ne isle mesgulsunuz?
L : sosyal bilgiler öğretmeniyim
G : Ooo siz bu aralar daha rahatsiniz heralde.. Maalum somestr tatili
L : evet :) yorucu bir dönem bitmiş oldu
G : ozellikle not verme donemleri cok zor olmali.. butun somestrin verilerini gozden gecirme, ogrenci degerlendirme.. dahasi donemin ders programini degerlendirme... kafamda canlandirmaya calisirken bile yoruldum desem yalan olmaz..
L : çok haklısınız, yorucu bir dönem dedim ama belkide asıl iş bu dönem başlayacak ama yine de ben kendime oldukça vakit ayırmak istiyorum
G : Pinar hanim, size bir soru sorayim, bir suredir ogretmenlik yapiyorsunuz... Hic, gecme kalma mevzuatinda uzerinde gunlerce dusunmeniz gereken bir durum oldu mu? Diyelim bir ogrenci, cok iyi ama, 10 uzerinde 4.1 not ortalamasi var... Cok iyi --> terbiyeli... ahlaki duzgun, sinifta dinliyor ama, bir yerden sonra kapasite veya kisisel sebeplerden dolayi, olmamis iste..
L : öğrenci sizin bahsettiğiniz gibi ise kanaat notumu olumlu kullanırım
G : pozitif yonde anladigim kadariyla
L : evet
G : Ben her sene, 1-2 ogrencide ne yapayim diye dusunuyorum... Piyango mutlaka vuruyor... Sizin isiniz cok zor..ve hepimizin bildigi gibi de, degeri az biliniyor
L : o konuda birçok faktör var bize gelene kadar aslında çok şeyin değeri unutuluyor
G : Bakin size cok cok cok kucuk bir detay vereyim. Amerika, Boston'da, yeni yerel yonetim, bundan birkac sene evvel ise basladiginda, ilk yaptiklari is, ilk ve orta ogretim hocalarinda %40-50 arasinda maas iyilestimesi yapmak olmus. Bunu takip eden 2.5 yil icinde (ki bu sure, ortalama insanin okulda gecirecegi bir egitim surecinde cok azdir), Boston'daki devlet okullarindan cikan ogrencilerin univeristeye giris yuzdesini gozle gorulur seviyede arttirmis
L : gayet normal..sonucta eğitimcinin motivasyon eksikliği, tamamıyle öğrencisine yansıyacaktır. ülkemizin ekonomik şartları gereği, öğrencilerimizin eksik bilgi alması veya yeterli eğitim alamaması eğitimciyle değil devlet politikası ile alakalıdır diye düşünüyorum
G : Yanliz, egitim sartlarinin iyilestirilmesi, ayni ogrenci ve ogretmenlerle, daha kaliteli insan cikmasini tetikliyor..
L : o yüzden belirli meslek gruplarının iyi düzeyde gelir sahibi olması gerek. Sonucta her eğitimci para için eğitmiyor,gercekten. Eğitmek bilgi vermek, onların temel prensibi para ikinci planda. Size bir örnek vereyim: Biga'da aile hekimi uygulaması başladı, daha önce sağlık ocağında, bırakın doktoru hemşireyi herhangi bir sağlık görevlisi yokken şu anda Dünya Sağlık Örgütünün Aile hekimlerine ve hemşirelerine sağlamış oldugu maddi gelir onların belkide hayatını değiştirdi. Bu insanlarla konustugumda, gercekten öncesi ve sonrasını farkediyorum. Hem doktor hemde hemşire için
G : motivasyonlari, onlarin durumunda hastaya, sizin durumunuzda da ogrenciye bakisi etkiliyor diyorsunuz.. E cok mantikli tabii
G : Peki aklima takilan birsey soracagim: Konulari, amaclari, hitab ettigi topluluklari farkli bir suru filmdeki sahnedir kalabalik ilkokul sinifi... sizin tipik bir sinifiniz kac kisilik?
L : 25, ama 3 sınıfım var benim.. yani toplam 45-50 civarında öğrencim var
G : Yani belirli bir saat icinde ayni anda en fazla asagi yukari 25 ogrenciyle ugrasmaniz gerekiyor... yine kafamda cok kucuk bir inceleme yaparsam : diyelim ki, kis gunu bir salgin var, herkes nezle... dusunun ki, 25 ogrenci, 3 dakikada 1 burnunu siliyor.. bu da 45 dakikalik bir ders saatinde, kisi basina 15 burun silmesi ediyor... toplamda da 15 * 25 = 375 burun silmesi yapar... eger 50 kisi ayni anda ayni sinifta olsalar, bu sayi direkt ikiye katlaniyor (750)... olusacak fazladan gurultuyu dusunebiliyor musunuz?
L : düşünemiyorum :)
G : demeye calistigim su: 25 kisilik sinifa hukmetmek, aslina bakarsaniz bir sans. Nacizhane gorusum
L : kesinlikle doğru
G : Bu arada, deminki farazi durumda, cocuklari da 3 dakikada bir burun silen makina yaptim ya, Allah bana akil fikir versin... Neyse, okulla ilgili yukumlulukleriniz ne zaman basliyor? dinlenecek zaman bulabilecek misiniz?
L : Bu pazartesi baslıyor, ama yeteri kadar dinlendim.
G : yoksa ogrencilerinizi mi ozlediniz?
L : elbette, değer veriyorum hepsine..
G : orasi muhakkak.. mutlaka deger verirsiniz de, ozlemek ayri.. Biraz abartarak uc bir ornek vereyim: Ben devlet buyuklerimizin hepsine deger veriyorum.. ama hicbirini ozlemedim...Bilmem anlatabildim mi?
L : benim özleyeceğim insanlar muhakkak değer verdiğim insanlardır
G : Peki, gunluk hayatta nelerden hoslanirsiniz onlardan da bahsedelim dilerseniz... Saniyorum alisveris demistiniz.. ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi melothony'ye tesekkur ederiz)
L : evet, bilirsiniz kadınlar için önemli bir ugrastır.
G : ugras, benim icin angarya olan bir islem icin alternatif bir yaklasim ama...
L : Yani, mağazalardan çıkmayan bir tip değilim. Ugras derken, aslında iyi bir stres atma yöntemi. Ben öyle görüyorum.
G : Alisveriscilerden kimisi antika sever, kimisi kiyafet almayi.. kimisi de alet cantasi (sonuncusunu daha cok erkekler yapiyor sanirim). Sizin var midir ozellikle tutkunu oldugunuz bir kalem?
L : kıyafet ;)
G : Peki, canakkalede her aradiginizi bulabiliyor musunuz?
L : kısmen evet
G : Peki biraz hobilerinizden bahseder misiniz bize? seyahat etmeyi sevdiginizi soylediniz zaten
L : kitap okumayı çok severim,müzik dinlemeyi özellikle yağmurlu günlerde dolaşmayı severim. sporla da ilgileniyorum
G : sinema? Film seyretmekten hoslanir misiniz?
L : elbette olmaz olur mu? afedersiniz unuttum
G : tarihi filmler?
L : her türlü diyebilirim... korku hariç!
G : o zaman bize cok sevdiginiz filmlerden birkacini soyler misiniz? Var mi soyle: Bu filmde kendimi buldum diyeceginiz bir film? Mesela "Harry Sally ile tanisinca' daki Sally tam beni anlatir" diyebilir misiniz?
L : "Mesajınız var".. Meg Ryan ın unutamadıgım bir filmidir
G : heh ayni kisiye referans vermisiz..
G : Schindler'in listesi icin yapacaginiz bir yorum var mi? Begendim, guzeldi ama unutulmaz degildi, begenmedim... vb
L : Muhteşem bir film.. bir film bu denli güzel anlatılır. bunun yanında diğer bir filmi ismi daha söyleyeceğim: Kardeşler Takımı her ne kadar savaş filmide olsa anlatılan konu süperdi bana göre
G : e ayni adamin degil mi zaten yapimi?
L : O da Shpilberg'in, evet.
G : Baska hobileriniz de var mi? Mesela duzenli bir bicimde kitap okur musunuz? Ahsap gemi yapma aliskanliginiz? Koleksiyonculuk vs.. ?
L : kitap okumak diyebilirim çoğunlukla.. muzik. Bir de biblo koleksiyonu. Biraz zor oluyor ama..
G : Aziz Nesin, sanirim ogluna yazdigi bir mektubunda “Bir şeyden iki tane olunca elimde olmadan koleksiyonunu yapmaya başlıyorum” der... boylesine bir tutkunuz var mi? biblo derken ne cesit? gittiginiz yere ait hatiralar mi? belirli bir tema var mi (or: cesitli kus biblolari)
L : genel, ama cogunlukla gezdiğim yerlerden edindiğim biblolar.
G : anliyorum.. kitaplarla ilgili tercih ettiginiz bir tarz var mi?
L : Tür ayırt etmiyorum, zaman geliyor stephen king okuyorum. Yeri geliyor Dan Brown, Agathe Christie, bazen saygı öztürk.. ama hergün okuyorum
G : Yerli yazarlar azinlikta kaliyor heralde..
L : yerli yazarlardan en önemli kişiliklerin birçok romanını okudum. Son zamanlarda ise çoğunlukla, siyasi-güncel ve poliitik yazıları takip ediyorum, Hakan türk,saygı öztürk vs gibi
G : "yerli yazarlardan en önemli kişiliklerin birçok romanını okudum" gunumuz yazarlari mi? (orhan Pamuk, cemil meric) yoksa edebiyat tarihi mi? (Nazim hikmet, yakup kadri)
L : edebiyat tarihi
G : Pinar Hanim, sadece kisisel meraktan bir soru. Besim Atalay adinda, dilbilimi ile ugrasmis bir muhterem zat var.. Tanir misiniz? Sizinle bir alakasi var mi? Cokca tercumeleri var.. valla isminizi gorunce aklima direkt o geldi..
L : evet. kısmen var yani. uşaklıyım ben, biliyorsunuz. Isim oradan geliyor,babamda eğitimci benim. emekli oldu artık. Ben doğduğumda, uşağın en önemli insanıymıs Besim Atalay. Besim atalay ismini de babam koymuş
G : anladim.. kan baginiz var mi kendisiyle
L : uzaktan var
G : Bu arada, egitimciligin bir aile gelenegi oldugunu (en azindan 2 kusaktir) ogrenmis oldum..
[/b]
G : Hala babaniz hayatta insallah
L : evet
G : Allah uzun omur versin. Hem ulke, hem de memleket (Usak) ile ilgili onemli bir sahsi, sizin isminizde hatirla(t)mak amacli koymasi, o kisiye verdigi onemi gosteriyor..Takdire sayan bir durum... Kendilerine, eger lafi gecerse, giyabimda tesekkur ediniz...
[/b]
G : Hafif siyasi bir soru olsun.. TRT Ses'e bakisiniz nedir ? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi fuzuli'ye tesekkur ederiz)
L : Kisa bir cevap vereyim: Gereksiz buluyorum..
G : evli misiniz? bekar mi
L : bekarım
G : Yemek yapmak konusunda hünerli misiniz, en sevdiğiniz ve en iyi yaptığınız yemek hangileridir? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi ZaliM'e tesekkur ederiz)
L : doyabilecek kadarını yapıyorum :) en sevdiğim yayla çorbası en iyi yaptıgım yemek ise pilav
G : Peki hemen teknik bir soru: Pilava suyu vermeden evvel (nisastasi kirilana kadar) kavurur musunuz? Yoksa kavurmaz misiniz?
L : kısık ateste çok az kavururum
G : Kavurarak olana, "acemi gelin pilavi" denir.. Kavurmadan olani daha makbuldur, lakin tutturmasi zordur. beni cok can alici yerimden yakaladiniz da, sormadan edemedim
L : severmisiniz pilavı
G : diger bircok yemek gibi, evet
L : güzel
G : bir sekilde pilav, yemeklerin sahidir.. Bize tabii bu ozelligi, iradan geliyor ama, olsun.. guzel bir devsirme
L : olmazsa olmazlardan :)
G : aynen. Peki, yayla corbasi ve pilav diyorum.. genel olarak ev isleriyle araniz nasil? yemek disindakilerle.. yanliz yasadiginizi varsaydim.
L : ev işleriyle aram iyidir..evet yalnız yasıyorum. okuldan döndükten sonra, temizlik işine öncelik veririm. Düzenliyimdir ve titizimdir, bir yerde toz düşmanıyımdır
G : Guzel bir reklam slogani.. Bu arada calışmadığınız günlerde bilgisayar başında da değilseniz ne ile zaman geçirirsiniz ve bu durumdan memnun musunuz?
L : Genelde kitap okurum,tv izlerim,yürüyüş yaparım..
G : Halhal, hızma, dövme gibi aksesuarları sever misiniz? Kullanıyo musunuz yada kullandınız mı? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi ZaliM'e tesekkur ederiz)
L : yok hayır sevmem..
G : tabii ki, nedenlerini de soruyoruz
L : tarzım değil kısaca
G : Nedir tarziniz o zaman onu soralim
L : sade bir insanım,herseyin sadesini seviyorum
G : Türkiye'de en beğendiniz, güzel bulduğunuz bay/bayan ünlü kim?
L : Bayan olarak İkbal Gürpinar,Bay olarak Mithat Bereket
G : ZaLiM'in koyduğu ve sık sık değiştirdiği bayan resimleri logoları hakkında ne düşünüyosunuz? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi ZaliM'e tesekkur ederiz)
L : Enteresan :) Acaba Zalim Kadınmı :)
G : ülker mavi-yeşil light 'ı sever misiniz ? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi fuzuli'ye tesekkur ederiz)
L : Çok fazla değil..
G : Peki, biraz daha kisisel sorayim.. malum elciye zeval olmaz...
L : buyrun
G : Kaç defa aşık oldunuz, ilk aşkınızı bizimle paylaşır mısınız? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi ZaliM'e tesekkur ederiz)
L : 2 defa aşık oldum. Ilk aşkım orta okuldaydı. çok cocukcaydı.. aslında pekte hatırlamıyorum desem yeridir..
G : Hangi okul?
L : usakta
G : isim alabiliyor muyuz? Her asik olan genc gibi, siz de yemeden icmeden kesildiniz mi?
L : ismi murattı. aslında tüm ilişkilerimde kontrol bendeydi. Biten hiçbir ilişkimden sonra acı cekmedim
G : he ilk askinizda da, karsilik gordunuz. Dominant bir yapi..
L : oyle sanirim...
G : Hangi takimi tutuyorsunuz
L : Galatasaray
G : dahasi, futbol sever misiniz?
L : seviyorum evet
G : Fanatiklik dereceniz nedir örneğin Galatasaray'in ilk 11'ini sayabilir misiniz? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi ZaliM'e tesekkur ederiz)
L : sayabilirim. Sayayim mı?
G : buyrun
L : morgan
hakan,servet,meira,sabri
arda,lincoln,kewell,ayhan,barış,mehmet
baros,nonda...
yeterli sanırım
G : eh, yeterlidir.. Maclari seyreder misiniz? duzenli olarak mesela.. yoksa skor takibi mi yaparsiniz
L : özetlere bakıyorum. ama genelde yabancı maçları seyrediyorum
G : yabanci maclar --> GS'in avrupa'daki maclari heralde..Türkiye'de en beğendiniz yabancı ve Türk futbolcu kimdir?
L : Yabancı oyuncu Kewell,yerli oyuncu ise Arda
Ladys : sporla aram genel olarak çok iyidir.
G : bu son nokta ilginc.. izleyici olarak mi? yoksa aktif olarak mi spor yapiyorsunuz?
L : izleyici ve sıkça yürüyüş.. bir de yüzmek.. ama yaz aylarında
G : E Canakkale bogazinda yarislar yapiliyor her sene.. katilmayi dusundunuz mu hic?
L : yok hayır :)
G : alti ustu 20 km, nedir ki, akintiyla filan gecer gider
L : çok güvenemiyorum kendime :)
G : Kimbilir belki bir gun..
L : inşallah
G : Peki, musaadenizle, hakkinizda merak edilen onemli bir noktaya gelecegim: HT ve bayan olmak
L : belki herkese göre saçma gelir. kadın ve futbol. oysa öyle değil bence. Küçükken babam beni birçok futbol macına götürürdü. Sonradan bende sevmeye basladım.. Cok zaman ayıramıyordum ama yinede tv den özetlere felan bakıyordum. Daha sonra Ankara'da üniversitede okurken, sadece üniv.takımının maclarını seyrederdim. Stadyuma gitmek bir bayan için çok zor şu türkiye şartlarında malesef.. Kısaca kadın olsamda Futbolu seviyorum.
Ladys : Ht ile tanısmamsa da google aracılığıyla oldu. Bir gün gezinirken, üye oldum. Ilk günlerde çok da zorlandım HT de. Sonra taktik vs.. okumaya ve anlamaya basladım. Oyunun temelini çözmem gerekiyordu. Birçok bilgiye kavusarak bu sorunu çözdüm. Ancak çok fazla vakit ayıramadığım için, Hiçbir zaman iddalı olmadım. Oyuna basladıgımdan beri defans antr.veriyorum. Iyi gelir elde ediyorum ancak maclarım kısır geciyor. Böyle işte...
G : "kadin olsam da, Futbolu seviyorum..." Bu arada GS 3-1 yapti! Defans dediniz..para var mi o iste?
L : eger sabırlıysanız büyük paralar kazanırsınız
G : Oyunkuruculuk?
L : hiçbir zaman düşünmedim
G : Neden?
L : % 25 lik dilim oyunkuruculuk antremani veriyor. Dolayısıyla piyasa düşük. istediğiniz oyuncuyu güzel bir fiyata satamıyorsunuz.
G : defansin inceliklerinden (antremanin ve taktiklerin) biraz bahseder misiniz?
L : Defans bana göre değil ama zamanında Defans Fedinde çok para kazanıldığı söyleniyordu,bende bu yönde karar alarak oyuna basladıgımdan beri defans antrenmanı veriyorum sadece para kazanmak için yoksa hedef bir sistem değil bence aksine ben daha gollü, daha heyacanlı taktikleri seviyorum
G : yani kalben golculuk, "tamamen duygusal" olarak defans diyorsunuz
L : evet aynen öyle.. Favori taktiğim 343 tür. Eskiden kanat özellikleri çok önemliydi ve 343 oynayan takımları sürekli takip ederdim.
G : ama duygusal taktik ? 5-3-2?
L : 532, kontra!
G : ooo, guzelmis.
L : birde yenemiyorsam yenilmem mantıgı ile 532 diyebilirim yani rakibi kilitlemek :)
G : pres var mi?
L : hiç denemedim
G : yenemiyorsam, 3P kurali? PIC, Press and Pray, zayif takimlarin genel desturudur. bana cok uyuyor da.. sakin oyna, pres yap, dua et.
L : 3 tane atak, attınız attınız yoksa kesin mağlubiyet. Aslında ortayı öyle bir çıkaracaksınız ki mesela %60-40 veya %55-45 kesin macı alırsınız..
G : HTdeki takiminizin begendiginiz ve begenmediginiz ozellikleri var mi?
L : Beğendiğimi çok söyleyemem Defansif bir takımım skor üretemiyorum sadece 3-4 Orta saha oyuncusu ile devam ediyorum aslında mevcut kadromdan oyuncu satıp güzel paralar kazanacağımı düşünüyorum ve zamanını bekliyorum..
G : peki.. taktiksel manada da bos olmadiginizi gayet guzel bir bicimde ispatladiniz.. (her ne kadar ben bunu degerlendirecek taktiksel donanima sahip olmasam da..)
L : :) tşk ederim
G : HTye girerken, "bir milyon sap ne yapiyor burada" dediginiz oldu mu? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi fuzuli'ye tesekkur ederiz)
L : 1 milyon rakip diyelim... hiç aklıma gelmedi açıkcası.
G : Simdi dedigim gibi, bu konu merak ediliyor.. Bir yorum var: Kiz arkadasima takim actim, ogrettim oyunu... anca 5.-6 ay dayanabildi.. Nasil dayaniyorsunuz? Kucuklugunuzde (ya da simdi) CM/FM oynadiniz mi? ilginiz var mi? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi fuzuli'ye tesekkur ederiz)
L : Bu arada malesef 3-3 oldu
Ladys : aslında çok zaman ayırmadığım iyi oluyor evet çok seviyorum futbolu ama çok zaman ayırırsam sanırım sıkılabilirdim, dolayısıyla bırakırdım büyük ihtimal.
G : e peki arkadaslariniz ne diyor bu oyuna girmenize? Yok mu "Ne anliyorsun du isten anlamiyorum valla" diyen, sonra da sacini soyle bir savuran arkadaslariniz?
L : pek mantıklı bulmuyorlar ama sadece çok samimi bir arkadasım biliyor bu oyunu oynadıgımı
G : kendisi oynuyor mu?
L : hayır oynamıyor
G : Bayan arkadaşlarınizla beraberken '' ayy Sekerim bu hafta da oyuncum skill atlamadı moralim çok bozuk'' dediği oldu mu? (daha cok latife, Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi fuzuli'ye tesekkur ederiz)
L : Skill den ziyade transferde alamadığım bir oyuncu için ve o an yanımda olan arkadaşımda "Kız ne oldu suratın düştü birden" dediğini asla unutamam :)
G : Izleyici olarak futbol seyrediyorsunuz.. menejer olarak Ht oynuyorsunuz..peki, bahisle araniz var mi? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi fuzuli'ye tesekkur ederiz)
L : pek yok, çok fazla ilgilenmiyorum..
G : Hic bir erkegi HT oynamasi icin tesvik ettiginiz oldu mu? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi fuzuli'ye tesekkur ederiz)
L : yeğenlerimi sadece :)
G : basarili oldunuz mu, yani onlar oynuyorlar mi su anda
L : hayır bildiğim kadarıyla. Uzun zamandır konusmuyoruz. Sanırım hile yapmıstı en son yeğenimin biri. Takımı kapanmış.
G : ooo teyzesinin/halasinin izinden gitmiyor sanirim
L : evet kızdım bende biraz
G : Peki, su ana kadar HT'e kazandırdığınız bayan arkadaşlarınız oldu mu, oldu ise oyuna devam edebildiler mi?
L : hayır henüz olmadi, zaman zaman arkadaslarıma telkinde bulunuyorum ama pek sıcak bakmıyorlar ama bende pes etmiyorum..
G : bir gun mutlaka diyelim o zaman.
G : "Girls United" federasyonuna ne şekilde kabul ediliyorsunuz? Nasıl anlaşılıyor bay veya bayan olmadığınız? Ve bu federasyonda ne tip konular konuşuyorsunuz? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi fuzuli'ye ve melothony'ye tesekkur ederiz)
L : Belçikalı Stijen var Cam teyidi alıyor ve üye oluyorsunuz,Genelde çok aktif değil ama günlük kadın sorunları ne işle uğraştığını vs vs çok derinlemesine bir fed değil açıkçası..
G : Htnin hayatinizdaki yerini soracagim.. Gerci cok zaman ayirmiyorum boylece uzun suredir bikmadan oynuyorum dediniz ama, mesela gercek hayatta ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi Helezoni'ye tesekkur ederiz)
G : 4-3!!
L : inanılmaz, yaa, inanamıyorum, ayyy!!!
G : Neyse efendim, gercek hayatta, maclarda devre arasi oldugunda "ortayi acaba hangisi almistir" diye ataklari saydiginiz oldu mu? Cevaplarken HTnin hayatinizdaki yerini ornekleyen baska bir aniniz varsa onu da bizimle paylasabilir misiniz? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi fuzuli'ye tesekkur ederiz)
L : ayy evet, çok özür dilerim, maça kilitlendim. çok güzel oldu. Acikcasi istatistiki bilgiler yayin sirasinda verildiği için işin kolayına kaçıyorum ve pek düşünmüyorum..
G : HT kendi hayatının neresinde duruyor acaba ortalardamı tam ortasındamı yoksa kenarlarda bir yerlerde mi? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi digii'ye tesekkur ederiz)
L : Kenarlarda bir yerlerde ama asla gözardı edemeyeceğim bir yerde :)
G : HT'nin sunduğu Ambiyans (Ortam, çevre) tan çok etkileniyormusunuz? ya da başka ifade ile çıkış düğmesine bastıktan sonra aklında ht den herhangi bir şey kalıyor mu? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi digii'ye tesekkur ederiz)
L : Şuan kadar pek öyle aklımda birşey kalmadı ama önemli maçlarda veya güzel bir sohbet sonrası düşündüğüm olmuştur.
G : Konferanslardaki seviyeden memnun musunuz ? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi fuzuli'ye tesekkur ederiz)
L : Kesinlikle memnunum.. Ozellikle de YeSeKa ortamindan..
G : federasyonda sizin icin on plana cikan sevdiginiz kullanicilar var mi?
L : çoğu kişiyle sohbet edemediğim için bu soruya net bir yanıt veremeyeceğim, ama digii, Filozoof, Zalim, Gececi ve bir de melothony..
G : Nedir bu tahmin yarismasindaki performans?
L : Bilemiyorum ama şansa bağlıyorum..Ayrıca az çokta takımlar hakkında bilgim var bununda etkisi olabilir..
G : Tahmin yaparken hissi davraniyor musunuz?
L : Evet :)
G : Bizimle unutamadığınız bir anınızı paylaşır mısınız? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi ZaliM'e tesekkur ederiz)
L : Birkaç gün önce DİGİ'nin yazmış oldugu güzel bir cümle vardı bana dair..
G : Gececi ile ayni sehirdesiniz, kendisi ile tanisikliginiz var midir?ya da hemsehri muhabbetiniz?
L : hayır yok ama olmamasi icin de bir sebep yok..
G : Yapilirsa bir YeSeKa buluşmasına teşrif ederlermi acaba? Ederlerse Digii'nin maçına talimat vermesinde bana yardımcı olurlarmı acaba? ( Roportajimiza bu noktadaki katkilarindan dolayi digii'ye tesekkur ederiz)
L : Neden olmasın :)
G : Peki, simdi musaadenizle "o mu bu mu?" kismimizaa geliyoruz.. Icinden birini seciniz... cok kisa sebebini de yazarsaniz daha guzel olur.
G : İlk bahar mı son bahar mı?
L : Sonbahar..Hüznü anımsatır bana..
G : Kenan Imirzalioglu mu Berke Hurcan mi?
L : Kenan İmirzalioğlu..Şefkatli bakışlar..
G : Komedi Dükkanı mı, Çok Güzel Hareketler Bunlar mı?
L : Çok Güzel Hareketler bunlar lobo lobo lop lop :)
G : Necip Fazil mi? Mehmet Akif Ersoy mu?
L : Necip Fazıl..Muhteşem..
G : Ofans mi Defans mi?
L : Defans..İyi para kazandırıyor :)
G : Bruce Lee mi? Jackie Chan mi?
L : Bruce Lee :) ismen biliyorum sadece..
G : "Kasimda Ask Baskadir" mi? "Harry Sally ile tanisinca" mi?
L : Kasimda Ask Başkadır..Romantizm..
G : Schindlerin Listesi mi? Munih mi?
L : Schindler'in Listesi..
G : Kadir Inanir mi? Tarik Akan mi? Cuneyt Arkin mi?
L : Cüneyt Arkın..Komik :)
G : Cuneyt Arkin mi? Kenan Imirzalioglu mu?
L : Kenan İmirzalioğlu..
G : Pismaniye mi Baklava mi?
L : Baklava..
G : Ziya Gokalp mi? Namik Kemal mi?
L : Ziya Gökalp..
G : Galatasaray mi? Besiktas mi?
L : Galatasaray..
G : Ali Sen mi? Aziz Yildirim mi?
L : Ali Şen..
G : Faruk Suren mi? Ozhan Canaydin mi?
L : Özhan Canaydın..
G : Yeni alt yapi mi Eski alt yapi mi?
L : Eski altyapı..Yeni altyapı zaman ve emek istiyor vaktim çok olmadığı için hiç düşünmedim..
G : Cadsiz mi Galatasarayli mi?
L : Cadsiz :)
G : Digii mi? ZaLiM mi?
L : Yanıt yok :)
G : Belgin Doruk mu? Ozgu Namal mi?
L : Özgü Namal..
G : son olarak, roportaji okuyacak YeSeKa'lilara soylemek istediginiz birsey var mi? En az 100 kelimelik bir paragraf bekliyorum sizden... mikrofon tamamiyle sizde..acelemizde yok..
L : Değerli Yeseka kullanıcıları sizlerle aranızda bulunmaktan mutluluk duyuyorum her ne kadar beni tanımasanızda aynı ortamda birkaç kelam etmek gerçekten güzel bir şey..İnsanın sevdiği bir uğraşta aynı heyecanı paylaşan insanlar topluluğunda bulunması gerçekten güzel bir duygu..ayrıca bu roportaja soru gönderen ve ilgiyle takip eden tüm kullanıcılar teşekkür ediyorum ve abbandando'ya da katkılarından ve sabrından dolayı derin bir teşekkür ediyorum..

